Sayfalar

www.mabutuner.com

9.10.2011

FOX TV HABERCİLİĞİ İKTİDARA KIYAMADI

48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'Sanatta Sosyal Sorumluluk' ödülünü alan Rutkay Aziz'in konuşması çok ses getirdi. Konuşma bu kadar ses getirince ister istemez haber yapılmak zorunda kalındı.

Elbette haberden habere fark var. Mesela iktidara yaranmak isterseniz konuşmanın önemli bölümlerini, esas ses getiren bölümlerini kesersiniz; daha genel, daha evrensel kabul görecek kısımlarını yayımlarsınız.

Fox da Rutkay Aziz'in konuşmasının törene damga vurduğunu söyledi; ama habercilik cesaretini gösteremedi, iktidara kıyamadı, AKP ile arasının bozulmasını istemedi ve damga vuran bölümler olarak sadece şu kısmı yayımladı:
"...Dünyanın gerçeğine dönüyorsunuz, savaş çığlıkları, açlık, işgal, sömürü. İşte gerçek sanatçılar bunlara tanık olmakla yükümlüdürler..."
Konuşmanın başından ve ortasından "...Benim Türkiyemin gerçeklerine tanık olduğum olay hukukun üstünlüğünün yittiği..." ve "...'parasız eğitim' diye pankart açan genç arkadaşımın on altı ay tutuklu kalması; ama Şili'de o çocukların devrim yapması..." bölümleri kullanıldı. Konuşma katledildi, daha doğrusu biraz şekle şemâle sokuldu. 

Ama konuşmanın vurucu bölümü verilmedi:
"...Gerçek sanatçılar ülkesinin ve dünyanın gerçeklerine tanık olmakla yükümlüdür. Benim Türkiyemin gerçeklerine tanık olduğum olay hukukun üstünlüğünün yittiği, adaletsiz bir kalkınma gidişinin hızla yol aldığı (alkışlar), 'parasız eğitim' diye pankart açan genç arkadaşımın on altı ay tutuklu kalması; ama Şili'de o çocukların devrim yapması (alkışlar)...burada festival kadını tema alıyor, dünyanın hiçbir yerinde kadın, çocuk bu kadar cinayete, tacize mahrum kalmıyor. Goethe'nin dediği gibi 'Dünyanın en tehlikeli hâli, cehaletin örgütlü eyleme geçme hâlidir.' Bu da benim ülkemin bir gerçeğidir..."
İşte memlekette bu sansürcülere, bu tribüncülere 'haberci, gazeteci' deniyor. Daha yazardım; ama kamera çekiyor.

İlgilenenler için Rutkay Aziz'in konuşması:


MUTLAKA GİDİN... MUTLAKA!

Uzun uzadıya opera yazıp sizi sıkacak değilim; ancak yazmadan da edemeyeceğim: 

Tosca'da Mario Cavaradossi'yi oynayan İhsan EKBER'i muhakkak dinlemelisiniz. 3. Perde'de "E lucevan le stelle"i söylediği an... tek kelime ile olağanüstüydü, tüylerim diken diken oldu, ağlamamak için kendimi zor tuttum. Sanki benim sesim bir haltmış gibi, sanki çok da anlarmışım gibi birçok sesi beğenmem; ama İhsan EKBER kesinlikle mükemmel. 

Eseri merak edenler için ünlü tenor Placido Domingo'dan E lucevan le stelle.


8.10.2011

ALPAY İZBIRAK'I HATIRLAYALIM

Dost Kitabevi'ndeki arkadaşım Volkan'la tiyatro ve tiyatroculardan, Ankara'da tiyatronun yaşadığı 'dönüşüm'den bahsederken söz Alpay İzbırak'a geldi.

İsmen hatırlamayacaksınız Alpay İzbırak'ı... Ne yalan söyleyeyim ben de hatırlayamadım, Volkan hatırlattı. Susam Sokağı'ndaki kırtasiyeci Nihat Amca. 17 Ağustos 2010'da vefât etti... etmiş.

Alpay İzbırak ile ortak bir nokta mı? Onun da blog'u varmış blogspot'ta. Şimdi tıklayıp baksanız http://alpayizbirak.blogspot.com/'a karşınıza 23 Eylül 2008 tarihli, 114. yazısı, son yazısı çıkacak: HADİ ÇAMAN'I YİTİRDİK.

Arşivime baktım, Yalancı Aranıyor (Dimitri Psathas) ve Mutlu Son'daki (B. Brecht) rollerini hatırladım. Bertolt Brecht'in ve Elisabeth Hauptmann'ın kalemleriyle, Kurt Weill'in müziğiyle hayat bulmuş Mutlu Son müzikalinden Sam Worlitzer'in (Alpay İzbırak) şarkısından birkaç dize:
Yeryüzünde her şey artık dert ve tasa / Bu kerhane artık fasa fiso fasa. / Ne saat tutmak, ne silah çekmek / Erkek yok ki kazanalım ekmek.
Blog'undaki "Hakkımda" bölümünde şöyle yazmış Alpay İzbırak:
 "1945 yılında doğdum. 1968 yılında oyuncu oldum. Hâlen oyuncuyum." 


6.10.2011

SEZONU AÇTIM

Nihayet Ekim ayıyla birlikte perde açıldı... Ve ben sezonumu Haldun Taner'in Sersem Kocanın Kurnaz Karısı ile açtım. Yöneten Semih Sergen...

Sersem Kocanın Kurnaz Karısı ismini bilirdim; ama nasıl bir oyun olduğunu bilmezdim. Meğerse bilirmişim ucundan kıyısından... Mesela Ahmet Vefik Paşa'yı bilirdim de bu denli tiyatro hayranı olduğunu, Bursa'da insanları zorla tiyatroya yolladığını bilmezdim. "Para denen bok, bu şehirde yok." lafını bilirdim de Paşa'nın bunu kendinden vergi isteyen hükûmete telgraf olarak çektirdiğini bilmezdim. Ermenilerin çeşitli zanaatleri olduğunu bilirdim de Türk Tiyatrosu'nda bu denli etkin olduklarını bilmezdim. "Matmazel bana verir misin elini?" diyen kantoyu bilirdim de bu oyunda söylendiğini bilmezdim. Yıllar önce Münir Özkul'a Saygı Gecesi'nde Özkul'un attığı tiradı bilirdim de o tiradın bu oyunun final tiradı olduğunu ve Münir Özkul'un oyunun 1978'deki ilk gösteriminde rol aldığını bilmezdim.

Oyuna Batı tiyatrosu ile Türk tiyatrosunun çekişmesi gözüyle bakmak mümkün. Moliere uyarlamasında Fasülyeciyan ile Küçük İsmail fikren karşı karşıya gelirler. Ahmet Vefik Paşa'da farklı bir şeyler ortaya koymak düşüncesiyle olaya dâhil olur. Artık bunun üstüne siz ne düşünürseniz: Ne kadar batı olmak? Ne kadar Türkleştirmek? Ne kadar yenilik? Ne kadar gelenek? Ne kadar âhlak? Ne kadar tabu? vs vs...

Salonun genelinden aldığım tepkilere göre oyun pek anlaşılmadı, özellikle ilk perde bittiğinde kimse hoşnut değildi. Olayların başlangıcı havada kaldı sanki. Açılışı yapan Fasülyeciyan ekibinin, dönem tiyatrocularının neler çektiği oyun içindeki oyun provalarıyla sekteye uğradı. İnsanların kafası karıştı. Oysa Türk tiyatrosunun seyrine ilişkin ciddi eleştiriler ve yorumlar vardı. (Belki de ben yanlış yorumluyorum.)
 
İkinci perde daha hareketli; ama seyirciyi işin özünden koparan bir tempoda. Gırgır, şamata, yükselen sesler derken olay örgüsü sekteye uğruyor. Perdeler arası bağ çok sağlam durmadı gibi. Bütünlük olarak elbette güzel; ancak özellikle genç seyircilerin bu tamlamayı yapabildiklerini sanmıyorum.

Şiddetle tavsiye edebileceğim bir oyun değil açıkçası...

*Fotoğraflar Devlet Tiyatroları'nın sitesinden.
**Söylemeden edemeyeceğim, tiyatroda cep telefonunu kapatmak yerine sessize almak modası sönmek üzere... umarım...
***Ayrıca: Oyunculardan Eren Oray (Kareli takımlı) çok kilo vermiş; umarım bir sağlık sorunu yoktur.

23.09.2011

FUTBOL MANAGER'DA ŞİKE...

Aşağıdaki pozisyondan sonra rakip oyuncuları satın aldığıma dair dedikodu çıkarmışlar... Yalan! Kümede kaldımsa hakkımla kaldım. Oyuncu kazmaysa ben ne yapayım.


(Dikkat: Topun kalenin içinden çıktığına bakmayın, arkadan geliyor. Aut!)

19.09.2011

ŞEHİR FIRSATI...MI?.. ALDATMACASI MI?

Bugünki ilan bu:
Cook In Class'ta Profesyonel Aşçılardan İtalyan ya da Meksika Mutfağı Yemekleri Kursu 250 TL Yerine 59 TL!
Hizmeti sağlayan firma www.cookinclasstr.com ile görüştüm. 6 haftalık eğitim 350 TL diyorlar. Oysa Şehir Fırsatı sitesinde iki saatlik hizmet için 250 TL yerine 59 TL diyor; haftalık zaten 59 TL'ye geliyor.

Şehir Fırsatı'nı sunan GroupOn firması ile görüştüm, açıklama olarak kendilerine firmanın bu şekilde bilgi verdiğini söylediler, oysa Cook In Class'la yaptığım görüşmede Cook In Class fiyatın abartılı kullanıldığını söylemişti.

Ortada garip bir durum var. Bu durumun adını ben koyamadım. Siz koyabiliyorsanız, hodri meydan!

14.09.2011

ÖLÜMSÜZ SEVGİNİN TEK ADRESİ


Flash Tv'de gündüz programından bir kare. Biraz iddialı bir ifade de olsa doğru olma ihtimaline karşı telefon numarasını silmedim... "ölümsüz sevgi" istiyorsanız bir telefonla ulaşabilesiniz diye.


Şimdiden mutluluklar dilerim.

10.09.2011

UYANIK LİMANGO

www.limango.com.tr'de indirim... mi?.. Yoksa insanların güvenini kötüye kullanma mı?

Ürün: Spiralli Ahşap Kalıp
Fiyat: 11,99 TL'ye düşmüş... 20 TL'den

Oysa ürünün Türkiye'deki satışını sağlayan www.wolyturk.com sitesinde aynı Spiralli Ahşap Kalıp 9,90 TL.

Yani Limango sitesine koyduğu ürünü esas sağlayıcısından almamış, piyasadan toplamış bize kıyak(!) yapıyor. Allah razı olsun.

Limango güvendiğim bir isteydi, güvenim sarsıldı.

YAKALA.CO SİTESİNİN UYANIKLIĞI

Az sonra www.yakala.co sitesi hakkında ilginç bir tespitimi okuyacaksınız. Lütfen üşenmeden erinmeden yazının tamamını okuyun ve internetten alış veriş yaparken iki kez düşünün. Kimsenin sizi salak yerine koymasına izin vermeyin.

Günümüzde fırsat siteleri revaçta. Bazı hizmetleri (restoranlarda özel menüler, otellerde özel fiyatlar, kuaförlerde saç bakımları, cilt bakımları vs. gibi) ve bazı ürünleri indirimli fiyatlarla internet üzerinden, üstelik %40'tan başlayıp %90'a varan çok büyük indirimlerle, satışa sunuyorlar. Kimi zaman ürünün indirimine kanıp ihtiyacınız bile yokken alabiliyorsunuz.

Bu sitelerden biri de Doğan Grubu'nun iştirakçisi olduğu www.yakala.co sitesi. Her gün çok büyük indirimler sunuluyor. Ancak ürünleri dikkatle incelediğinizde, biraz araştırma yaptığınızda görüyorsunuz ki küçük bir uyanıklık var işin içinde.

Hemen örnekleyelim:

Örnek-1:
"Onbinlerce çift ayakkabını nereye koyacağını bilemiyorsan Ürünfırsatları.com’dan Ayakkabı Saklama Hurcu Under Shoes, %79 indirimle 49 TL yerinde sadece 9,90 TL !Tüm Türkiye Kargo Dahil!"
Dikkatinizi hemen çeken nokta %79'luk indirim olmuştur, değil mi! Ama burada dikkat edilmesi gereken bu indirimin Ürünfırsatları.com sitesinden olması. Satışa konulan ürün Ürünfırsatları.com sitesinde 40 TL görünüyor; oysa ürünün diğer sitelerdeki fiyatı 40 TL değil. Kaç TL? aklindatut.com'da 12.90 TL. sadeceyuz.com'da 12.90 TL. gittigidiyor.com'da 8.90 TL. Yani ürünün rayicinden indirim yapılmak istense indirim oranı %79 olmayacak.

O halde soru şu? Ürünfırsatları.com sitesi kim?.. Bu sitede hiçbir yere tıklayamıyorsunuz. Sitenin kime ait olduğu konusunda bir bilgi yok. Aşağıda telefon numarası var; ama defalarca aramama rağmen telefonu açan yok. info diyerek e-posta adresi vermişler, oraya üç kez yazdım, o postaya da cevap yazan çıkmadı. Kısacası Ürünfırsatları.com sitesi tam bir paravan site havasında. (Paravan sitedir, demiyorum; ama öyle bir intibaı bırakıyor.)

Örnek-2:
Ürünfırsatları.com’dan 34 parça 17 adet saklama kabı, %64 indirimle 40 TL yerine 14,50 TL! Tüm Türkiye Kargo Dahil!
Bu ürün aynı şekilde Ürünfırsatları.com sitesinden indirimle sunuluyor. Ürünün diğer sitelerdeki fiyatlarına bakalım isterseniz: aklindatut.com'da 14.90 TL. birliktealalim.com'da 13.90 TL. firsatclub.com'da 14.90 TL. Kısacası ürünün rayici belli. Ama yakala.com bunu yine pahalı bir siteden alıp piyasa fiyatına indirirken indirim yapmış gibi bir hava yaratıyor.

İnsanın aklına şu soru geliyor: Benim google'dan yaptığım arama ile çok kolay bir şekilde ucuzunu bulduğum ürünleri yakala.co niye pahalı bir yerden satın alıyor? yakala.co google'dan araştırma yapamıyor mu?

Yazık. Gerçekten yazık. Türkiye'nin en büyük kuruluşlarından biri "büyük indirimle" millete "fırsat" sunuyor.

2.09.2011

TÜRKİYE X İSRAİL = GAZZE

4. Türkiye, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı tanımamaktadır. İsrail’in 31 Mayıs 2010 tarihi itibariyle Gazze’ye yönelik olarak uyguladığı ablukanın Uluslararası Adalet Divanı’nda incelenmesini sağlayacaktır. Bu doğrultuda BM Genel Kurulu’nu harekete geçirmek için girişimlere başlıyoruz.
 
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun bugün öğle saatlerinde gazeteciler karşısında yaptığı ve canlı yayımlanan konuşmasından küçük bir bölüm. İsrail'e karşı takınılacak tavrın maddelerinden biri.

Bir nokta dikkatimi çekti: İsrail'in Gazze'ye uyguladığı abluka 31 Mayıs 2010 tarihinde başlamış... ama bugüne kadar adaletsiz, hukuksuz görülen bu uygulamaya karşı herhangi bir adım atılmamış. Sonra birden bu hukuksuzluk fark edilmiş ve Uluslararası Adalet Divanı'nda incelenmesi sağlanmaya çalışılacakmış.

İlginç değil mi!

İsrail özür dilerse Gazze yeniden ikinci plana düşebilir. Yani yardım götürüyoruz diye siyasete alet ettiğimiz bir Gazze var, duruma göre uluslararası plana taşıyoruz.

Dünyada işler böyle yürüyor aslında, bunda garip bir durum yok; her ülke başka ülkeleri, milletleri uluslararası alanda koz olarak veya piyon olarak kullanıyor... ama biz de bunu yapınca gururuma yediremedim.