www.mabutuner.com

6.10.2011

SEZONU AÇTIM

Nihayet Ekim ayıyla birlikte perde açıldı... Ve ben sezonumu Haldun Taner'in Sersem Kocanın Kurnaz Karısı ile açtım. Yöneten Semih Sergen...

Sersem Kocanın Kurnaz Karısı ismini bilirdim; ama nasıl bir oyun olduğunu bilmezdim. Meğerse bilirmişim ucundan kıyısından... Mesela Ahmet Vefik Paşa'yı bilirdim de bu denli tiyatro hayranı olduğunu, Bursa'da insanları zorla tiyatroya yolladığını bilmezdim. "Para denen bok, bu şehirde yok." lafını bilirdim de Paşa'nın bunu kendinden vergi isteyen hükûmete telgraf olarak çektirdiğini bilmezdim. Ermenilerin çeşitli zanaatleri olduğunu bilirdim de Türk Tiyatrosu'nda bu denli etkin olduklarını bilmezdim. "Matmazel bana verir misin elini?" diyen kantoyu bilirdim de bu oyunda söylendiğini bilmezdim. Yıllar önce Münir Özkul'a Saygı Gecesi'nde Özkul'un attığı tiradı bilirdim de o tiradın bu oyunun final tiradı olduğunu ve Münir Özkul'un oyunun 1978'deki ilk gösteriminde rol aldığını bilmezdim.

Oyuna Batı tiyatrosu ile Türk tiyatrosunun çekişmesi gözüyle bakmak mümkün. Moliere uyarlamasında Fasülyeciyan ile Küçük İsmail fikren karşı karşıya gelirler. Ahmet Vefik Paşa'da farklı bir şeyler ortaya koymak düşüncesiyle olaya dâhil olur. Artık bunun üstüne siz ne düşünürseniz: Ne kadar batı olmak? Ne kadar Türkleştirmek? Ne kadar yenilik? Ne kadar gelenek? Ne kadar âhlak? Ne kadar tabu? vs vs...

Salonun genelinden aldığım tepkilere göre oyun pek anlaşılmadı, özellikle ilk perde bittiğinde kimse hoşnut değildi. Olayların başlangıcı havada kaldı sanki. Açılışı yapan Fasülyeciyan ekibinin, dönem tiyatrocularının neler çektiği oyun içindeki oyun provalarıyla sekteye uğradı. İnsanların kafası karıştı. Oysa Türk tiyatrosunun seyrine ilişkin ciddi eleştiriler ve yorumlar vardı. (Belki de ben yanlış yorumluyorum.)
 
İkinci perde daha hareketli; ama seyirciyi işin özünden koparan bir tempoda. Gırgır, şamata, yükselen sesler derken olay örgüsü sekteye uğruyor. Perdeler arası bağ çok sağlam durmadı gibi. Bütünlük olarak elbette güzel; ancak özellikle genç seyircilerin bu tamlamayı yapabildiklerini sanmıyorum.

Şiddetle tavsiye edebileceğim bir oyun değil açıkçası...

*Fotoğraflar Devlet Tiyatroları'nın sitesinden.
**Söylemeden edemeyeceğim, tiyatroda cep telefonunu kapatmak yerine sessize almak modası sönmek üzere... umarım...
***Ayrıca: Oyunculardan Eren Oray (Kareli takımlı) çok kilo vermiş; umarım bir sağlık sorunu yoktur.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder